Motosikletle sonsuz çöllerde

Türk motosiklet tutkunlarını en heyecanlandıran güzargahlardan biri de Sahra Çölü. Tıpkı haberimizdeki 9 macera sever gibi.

Özellikle kış aylarında iki teker tutkularını tatmin etmek için farklı coğrafyalar arayan motosiklet sürücüleri birbirinden ilginç rotalar buluyor. Çeşitli mesleklerden 9 motosiklet severin Kuzey Afrika’nın çöllerinde macera motorları ile 2 bin 700 km yol yapmaları da bunlardan biri.

Motosikletle ülkeler hatta kıtalararası seyahatlere imza atan Türklerin sayısı artarken, her mevsimde gidilecek farklı rotalar bulunabiliyor. İstanbul’da yaşayan bilgi işlem uzmanı Tolga Battal ve Fatih Erkan, mühendis Ufuk Çelebi, Merve Kurt ve Aykut Öztürk; turizmci Eda Öztürk, bütçe sorumlusu Çiğdem Çelebi, öğretmen Gülşah Yüksel, finansçı Ozan Aşık ve yazılımcı Sinan Efe, sert geçen kış günlerinde motosikletlerini sıcak kumlarda sürmek isteyince Fas üzerinde bir rota planladı. Uçakla Kazablanka’ya giden iki teker sevdalısı 9 kişi, yöresel kıyafetleriyle çay sunan yerel halkın misafirperverliğinde dinlendi. Ve 7 BMW motosiklet kiralayarak asıl rotaları için yola düştü.

Kazablanka’nın yanı sıra Marakeş, Meknes, Tanggier kentlerini gezen grup, 9 milyon kilometrekare alana yayılan ve dünyanın en sıcak çölü olan Sahra Çölü’ne ilerledi. Çöle varmak için uçsuz bucaksız yollarda ilerleyen gruptan Eda ÖztürkFas’ın bir rengi olsa kahverengi olurdu. Bana kahverengiyi sevdirdi. Karanlık gecelerde bile kahverengiyi fark edebiliyorsunuz” diye anlatıyor.

Motosikletliler ıssız köylerdeki yaşamlara da tanık oldular. Heyecan dar geçitlerden geçildiğinde artarken, adeta sekiz çizerek inen virajlar gerçek bir sürüş keyfi yaşattı.

Aykut Öztürk: “Virajlar ancak iki teker ile yaşanabilir. Yolun en ucuna gelmeden, o bariyerin kenarında motosikletinin üzerinde o manzarayı solumadan alamazsınız o yolların keyfini. Sanki uçurumun kenarında kendinizi serbest bırakıp düşmüyorsunuz gibi. Düşme hissiyatından ziyade o boşlukta var olma hissi. İnsan bedeninden ziyade ruhunun had safhada yaşamasına sebep oluyor. Daha sonra asfalttan ayrılıp çöle sürdük. 7 motor ucu bucağı olmayan çölde daire oluşturduk, doyasıya dans ettik.”

“Issızlığı hissetmek çok güzeldi”

Motosikletiyle Türkiye’nin 7 bölgesini dolaştıktan sonra Norveç’teki Nordkapp’a giden ilk Türk kadını olan Gülşah Yüksel de tecrübelerini şöyle anlatıyor:

“Motosikletle dolaşmak her zaman heyecan verici ama çölün sarı sıcak kumlarında olmak, ıssızlığı hissetmek ayrı bir tat verdi. Sahra’da olduğumuz her dakika ‘90’ların ünlü ‘Çölde Çay’ filmini hatırlattı.”