“Tarihi” rezidanslara motosiklet turu

Yaklaşık 5 bin yıllık "oyma" apartman, İstanbul'un yanı başımızda bizleri bekliyor. Tabi ki motorunuzla...

Dünyanın en eski apartmanlarından birisi, yaklaşık 5 bin yıllık tarihiyle İstanbul‘un yanı başımızda bizleri bekliyor. Üstelik etrafı yeşile doyuracak bir cennet. Hem tarihi bir tur, hem de yöresel lezzetleri tatmak için harika bir rotamızda Çatalca’nın İnceğiz Köyü var.

Yaz-kış, yağmur-çamur demeden birlikte gezmekten büyük keyif aldığımız Elma ile birlikte haftalık iznimizi yine yollarda değerlendirmeye karar verdik. İstikametimiz Çatalca ancak özellikle insanlık tarihinin ilk apartmanlarına gitmek istiyoruz.

Çatalca’nın kuzeybatısında kalan İnceğiz Köyü, Karasu Deresi’nin oluşturduğu bir vadinin içerisinde. Bu bereketli derenin kenarında ise, insan eliyle oluşturulmuş Bizans Manastır Mağaraları ve Kaya Kiliseleri var. Ayrıca köyün bir diğer önemli özelliği ise Milli Şair Arif Nihat Asya’nın memleketi olması. Köyde Arif Nihat Asya’nın Bayrak şiirinin yazılı olduğu bir anıt ve adını taşıyan bir cadde var.

Çatalca’ya ister TEM, E-5 ister Yeni Havalimanı Yolu’ndan ulaşmak mümkün. Her üç yol da son derece güzel ve kolay. İnceğiz Köyü Çatalca ile Subaşı Köyü arasında kalıyor. Çatalca’ya kadar gayet rahat bir sürüşle ulaşıyoruz. Hava rüzgarsız ve gayet sıcak.

Subaşı Köyü’ne doğru ilerlerken, yol inşaatları nedeniyle yüzlerce hafriyat kamyonu bizi karşılıyor. Üzerimiz başımız biraz toz olsa da aldırmadan sürmeye devam ediyoruz. İnceğiz Köyü’ne gelmeden soldan İnceğiz Mağaraları’na ayrılan bir yol var. Kaçırırsanız üzülmeyin, köyün içerisinden de buraya ulaşmak mümkün.

Yeşilin her tonuyla bezenmiş daracık asfalt yol bizi İnceğiz Kaya Manastırı’na götürüyor. Mağaralar 1950 yılında bilim dünyası tarafından keşfedilmiş. Ancak detaylı bir tarihi araştırma günümüze kadar yapılamamış. Her zaman ziyarete açıklar. İnsan eliyle oyulmuş kayalar terasla birlikte dört katlı. İçerisinde bir şapel, büyük bir haç kabartması ve Bizans kaya mezarları var. Bölümler birbirlerine küçük tünellerle bağlı, üst katlara ise merdivenlerle çıkılıyor. Üst katlardaki teraslardan manzara büyüleyici. Mağaraların hemen yanı başından akan Karasu Deresi sanki ayaklarınızın hemen altında. Mağaraların bulunduğu alan aynı zamada bir piknik alanı. Mağaralara girmek ücretsiz, piknik alanı ise 20 TL.

Piknik alanındaki kır lokantası yerine İnceğiz Köyü’nde de yemek yemeniz mümkün. Köydeki lokantanın yanı sıra, bölgede kendin pişir-kendin ye tarzında piknik alanları oldukça fazla. Fiyatlar da oldukça ucuz. İnceğiz’e yaklaşık 10 kilometre uzaktaki Kestanelik Köyü ise kasaplarıyla ünlü. Özellikle Kestanelik Kasabı sucuklarıyla çok ünlü.

Motosiklet kullanımı çok yaygın

İnceğiz tipik bir Trakya Köyü. İnsanları çok samimi ve yardımsever. Bölgede motosiklet kullanımı da oldukça yaygın. Köy kahvelerinde ise kadınlar ve erkekler birlikte oturabiliyorlar.