“Bisikletten önce motosikletim oldu”

Bir yıldır motosiklet kullanan Derya Yıldızal, "O anahtarı çevirip, o egzoz sesini duymak kalbimin çarpmasına yetiyor" diyor.

Derya Yıldızal yazıyor

Merhaba iki teker tutkunları…

İlk Asfalt Perisi yazısını yazmak bana kısmet oldu. Artık ben de motosiklet kullanan bir kadın gözüyle yolculuk ve hikayelerimi paylaşacağım. Benim motosiklet tutkum çocukluğumdan beri peşimden gelmekte.

Bisikletim olmadı motosikletim oldu

Çocukken bisikletim yoktu. Ben de bisikleti olan arkadaşlarıma dakikası için para verip bir kaç tur atardım. Çocukken alamadığım bisikleti büyüdüğümde kendi biriktirdiğim paramla motosiklet olarak giderirken, çocukluğumda o eksikliği çok daha mutlu bir şekilde telafi etmiş oldum. 2007 yılından beri aktif olarak motosikletle ilgili haberleri takip ediyorum hatta Motogp yarışlarını da son izleyen kişi sayılabilirim. Çünkü 2007’de ilk ve son Motogp’ye gidişim oldu o yıldan sonra Motogp, Türkiye’den ayrılma kararı aldı.

Motosiklet tutkum motosiklet sahibi bir komşumuz etkisiyle başladı diyebilirim. Bir de oturduğumuz mahallede viyadük vardı her gece racing motorların sesini duydukça çok mutlu olurdum.

İlk motosiklete binmem hayallerime giden adımın başlangıcıydı o anahtarı çevirip o egzoz sesini duymak kalbimin çarpmasına yetiyor. Rüzgarı hissetmek zaten en büyük güzelliği ve özelliği bu tutkunun.

İşte benim iki teker hikayem

2017 Eylül ayından itibaren aktif olarak motosiklet kullanıyorum. Başlangıç olarak Scooter Suzuki Adres’i tercih ettim. İlk motorumu yakın bir arkadaşımla birlikte gidip aldık eşi sağ olsun motoru evime kadar getirdi. İlk mahalle arasında avm otoparkında kısa sürüşlerle başladım. Daha sonra mesafeleri uzatarak işe gitmeye, trafiğe çıkmaya başladım.

Her gün işe birlikte gidiyoruz ismi ‘Beetlejuice’, yani ‘Beter Böcek‘ Kışın yağmurlu havada bile Beetlejuice ile işe gitmeye devam ettim. Sadece yazın değil yaz – kış motosiklet kullanıcıyım diyebiliriz 😊

Beetlejuice hayatıma girdiğinden itibaren toplu taşımaları hiç kullanmamaya başladım arkadaşlarımla buluşmalara akraba ziyaretlerine her yere onunla gider oldum. Artık çevremdeki herkes benim adıma çok mutlu oluyor cesaretimden dolayı. Mahalle tecrübesi bittikten sonra artık trafiğe çıkma vakti gelmişti. İlk uzun mesafe Kartal’dan Ataşehir’e gitmekti. E-5‘de orta şeritte çok keyifli bir şekilde giderken, Kadıköy’den Tuzla yönüne en sol şeritte giden motosikletleri görünce ‘Ben neden gitmeyim’ dedim. En sol şeritte motosikletlerin kullandığı yola geçtim ve arkadan gelen motosikletlere yol bile verdim. Korna çalarak araçları uyararak çok güzel bir şekilde ilerliyordum. Bostancı durağına yaklaşınca önden giden motora bir araç direksiyon sola kırıp kaza yaptıkları ana kadar çok keyifli gittim.

Ben kazayı gördüm fakat mesafe olmasına rağmen biraz hızlı gitmem ve sağ freni kullanmayarak sadece sol freni sıkmam sonucunda motosiklete arkadan hızla çarptım. Dizim ve belimde biraz yaralanmalar meydana geldi. Kaskımı çıkardım ve ağlamaya başladım ilk kazam ve yeni almış olduğum 15 günlük Beetlejuice ile kaza yapmıştık araç şoförüne bağırmaya başladım neden dikkatli kullanmıyorsun diye sigorta şirketini aradım. İlk motosikletim olduğu için sigorta açısından ‘Tutanak tutma senin için sıkıntılı olabilir’ dedi. Kendi aramızda anlaşarak sorunu çözdük. ‘Birşeyin varsa hastaneye götürelim’ dediler kendimi iyi hissedince yola devam ettim.

Artık herkes alıştı

Ailem başta elbette izin vermedi. Uzun süre almak istediğim modeli araştırdım, karar verdim ve motosikleti evin garajına getirdim. İlk önce biraz sinirlenmiş olsalar da artık kabullendiler. Çocukluk hayalim olduğunu bilen tüm arkadaşlarım ise hem çok sevindiler hem de büyük destek oldular.

Şimdilik benden bu kadar. Yeni yazı ve yeni maceralarda buluşmak üzere…

Tekeriniz düz bassın.