Hulk Ağabey ile Akdeniz keyfi

Motorcuların Hulk ağabeyi Alpaslan Apak, Akdeniz esintisinde iki teker kullanmanın keyfini www.motosiklethabercileri.com için yazdı.

Antalya’da motosiklet sürmek

Bu güzel iklimde, bu dünya şehri mekânda motorcu olmak, her şeyden önce büyük bir şans demektir. İşten çıkıp evine giderken bir dere kenarında soluklanmak, bir sahilde Akdeniz’i içine çekip sonra tekrar devam etmek ve bunu senenin 365 günü yapabilecek bir iklim içinde başarmak herkese lütfedilen bir nimet değil. Bu güzel nimetin kıymetini de bu kentte yaşayan iki teker sevdalıları fazlasıyla veriyor. Hafta içi hafta sonu fark etmeksizin, her an her yerde motosikletle Antalya’nın keyfini çıkarak insanlar görüyorsunuz. Kasklarının içinde sürekli gülümseyen yüzlerini, trafiğin tüm sıkıntısına rağmen görebilirsiniz. Antalya’da motorcu olmak bir lütuf olduğu kadar aynı zamanda bir dost yumağının parçası olmak da demektir. Bu dost ve dayanışma yumağını en güzel resmi kutlamalardaki kortej sürüşlerinde görebilirsiniz. Her marka ve model iki tekerlerin oluşturduğu sayıları yüzü aşan toplu sürüşlerde aynı coşku ve disiplinle caddelerde boy gösteriyorlar.

Emine Apak da fırsat buldukça eşi Alpaslan Apak’a katılıyor.

Turkuaz mavisi denizin kıyısında sürüyoruz

Antalya dünyanın turizm cenneti olmasını önce iklimine, sonra da Akdeniz gibi dünya denizlerinin ortasında ayrı bir renge sahip turkuaz mavisi denizine borçlu. Kent merkezi olarak dünya mirası kültürlerin ortak geçmişlerinden izler taşırken, binlerce yıllık tarihini Toros Dağları ile Akdeniz arasında sürdürüp gelmiş. Bu doğal avantajlarının yanında dünya motosiklet markalarının birer birer bu kentte 3S plaza açmalarını, iki teker tutkunlarının daha fazla kalite ve sürüş keyfine yatırım olarak düşünebiliriz. Antalya’yı tam ortasından bölen ve kuzeyden güneye uzanan Kızılarık Caddesi neredeyse tüm markaların sağlı sollu bir motosiklet galerisine dönüştürdüğü bir cadde.

Motosiklete dair ne ararsan vardır bu caddelerde

Burada sadece motosiklet markası olarak değil, aksesuar, motosiklet tekstil ve ekipmanlarını satan mağazalardan da bahsediyorum. Eskiden İstanbul, İzmir gibi diğer megakentlerden sipariş edilen mont, kask, eldiven, bot ve benzeri güvenlik donanımları şimdi çeşitli mağazalarda her türlü çeşit ve modelleriyle Antalyalı motorcuların beğenisine sunuluyor.

Bu kadar güzelliği ve iklim avantajının yanında bazı eğitimsiz ve kuralsız sürücüler yüzünden trafikte sıkıntılar da yaşanmıyor değil. Önemli olan bunları gördüğümüz sürece düzeltme yoluna gidebilmek. Öncelikle trafik kurallarını tam olarak uygulamak, önce kendimizi düzelterek başlayalım arkası gelir. Çünkü kaza, en büyük cezadır. Antalya’yı bir uçtan bir uca belediye ve devlet hizmetleriyle daha bir dünya kenti haline getiren yetkililerin canla başla çabalarına bizler de kurallara uyarak destek olmalıyız.

Bu kenti sahiplenmeliyiz

Kalkan’dan Gazipaşa’ya kadar uzanan 450 km gibi bir sahil kuşağını köprüler, kavşaklar, battı-çıktılarla daha güvenli ve hızlı bir ulaşım sistemine dönüştürüyorlar. Bu yatırımların temelinde insan ve araç var. Daha keyifli ve güvenli sürüşler için bu altyapıya sahip çıkmalıyız. Motosiklet kullanıcıları olarak en fazla bizlerin zevkine hitap eden bu girişimler bu kenti daha fazla sahiplenmemiz için fazlasıyla yeter de artar bile, birilerinin bizi anlamalarını bekliyorsak, kendimizi saygınlığımızla göstermemiz gerekiyor, sağlıcakla kalın!